Soru: Hiperhidrozis nedir? Bulguları nelerdir?

Cevap: Doğal terleme dışında, bireyin genel veya bölgesel olarak aşırı terlemesine hiperhidrozis denir. Terleme egzersiz esnasında, sıcak veya soğuk havalarda vücut sıcaklığını ayarlamak için gerekli fizyolojik bir mekanizmadır. Bunların dışında stres ve heyecan nedeniyle terlemede artma olabilir. Terleme miktarı; terimizin kokusu, beslenme alışkanlıklarımız, kullandığımız ilaçlar, bazı hastalıklar, vücudumuzdaki hormonal dalgalanmalar ve hatta o anki psikolojik durumumuz ile doğrudan ilişkilidir ve zaman zaman değişiklik gösterebilir. Bazı kişilerde ise bu özellik, (özellikle el ve ayakların aşırı terlemesi) kalıtsal olarak bir sonraki nesile aktarılır.

Okulda ders notu yazmak, birisinin elini sıkmak, özellikle gençlerde kız arkadaşları ile el ele tutuşmak, elleri ile mesleklerini yerine getiren (kuaför, garson, satış temsilcisi) kişilerde bu durum sosyal açıdan ciddi rahatsızlık vermektedir. Bu yüzden de el teması gerektiren tüm ortamlardan kendilerini uzak tutmaya çalışırlar. Birçoğu aynı zamanda aşırı miktarda el, ayak, koltukaltı terlemesinden veya nadiren de yüz kızarmasından şikâyetçidirler.

Toplumdaki erişkin nüfusunun yaklaşık %1 inde bölgesel aşırı terleme ve/veya yüz kızarması görülür. Görülme sıklığı erkeklerde daha fazladır. Bu kişilerin çoğunda şikâyetler başlangıçta sosyal yaşamlarını çok fazla kısıtlamayacak şekilde hafif/orta şiddettedir. Ortam sıcaklığına bakmaksızın bu kişilerin el ve ayak ayaları, bileklerine kadar her zaman nemli ve/veya soğuktur. Stres veya başka bir uyaran ile birlikte el ve ayak parmağı uçlarından bol miktarda ter damlamaya başlar. Özellikle yaz aylarında eğer yeterince su ve mineral alınmaz ise, bu kişilerde aşırı su ve tuz kaybı (dehidratasyon) belirtileri görülebilir.     

Soru: Hiperhidrozis de tanı nasıl konur?

Cevap: Hastaların şikâyetleri ve muayene bulguları kendine özgü olup hastalığın tanısında çok fazla güçlük çekilmez. Tamamen fizik muayene ile tanı konulur. Ancak, guatr bezinin aşırı çalışması (halk arasında zehirli guatr olarak bilinir), şeker hastalığı, geçici tansiyon yükselmeleri ve yüz kızarmalarıyla seyreden bir hormon hastalığı (feokromositoma) gibi aşırı terlemeye neden olan diğer hastalıklar ayırıcı tanı için her zaman göz önünde bulundurulmalıdır. Bu hastalıklarda terleme sadece el, ayak ve koltuk altlarında sınırlı kalmaz ve çoğunlukla genel vücut terlemesi şeklindedir.

Soru: Hangi olgular tedavi edilir? Tedavi seçenekleri nelerdir?

Cevap: Aşırı terleme normalde sağlığa zarar vermeyen bir rahatsızlıktır. Ancak kişilerin sosyal yaşantısını, öğrenimini, iş hayatını, psikolojik durumunu etkiliyorsa tedavi edilmelidir.

Tedavi Seçenekleri

  • Medikal tedavi; Terleme önleyici pomad ve losyonlar, iyontoforez, botox enjeksiyonu uygulamaları güncel olan medikal tedavi yöntemleridir. Ameliyatın tercih edilmediği veya riskli olduğu grupta denenebilir. Etkinliği sınırlıdır.
  • Cerrahi tedavi; Günümüzde artık sadece VATS denilen kapalı ameliyat yöntemi kullanılmaktadır. Kamera eşliğinde 1 veya birkaç adet delik açmak suretiyle gerçekleştirilir. Özellikle el ve koltuk altı terlemelerinde uygulanmaktadır. Kalıcı çözüm sağlar. Cerrahi tedavinin esası aşırı çalışarak fazla terlemeye neden olan sinirlerin kesilmesi veya çıkarılmasıdır. Bazen sinir ve dalları klips ile sıkıştırılabilir veya koter ile kesilip yakılabilir. Bu sinirlerin terleme dışında fonksiyonu olmadığı için; ameliyatın felç oluşturma, his kaybı, refleks azalması gibi etkileri olmaz.

Bu ameliyat, tek taraflı yada aynı seansta iki taraflı uygulanabilir. Koltuk altından açılan 1 cm kadar küçük 1 veya 2 delikten sokulan kamera ve küçük aletlerle işlem gerçekleştirilmektedir. Hastaya genel anestezi verilir. İşlem süresi bir saatin altındadır. Ameliyatın etkisi hemen ortaya çıkar. Hasta uyandığında elleri kuru ve sıcaktır. Operasyon sonrası hasta 12-24 saat kadar hastanede takip edilir. Ameliyat sonrası çok az rahatsızlık verir.  Deri kıvrımları içinde kaybolacak kadar çok küçük bir iz bırakır. İyileşme bir veya birkaç gün gibi kısa bir sürede olur. Hastaların çoğu 1 haftada normal çalışma düzenlerine dönerler. Ağır kalp-akciğer hastalığı olan, plevral hastalık veya akciğer ameliyatı geçiren, tedavi edilemeyen tiroid hastalığı olanlar cerrahi tedavi için uygun değildir. Etkili, kalıcı, emniyetli ve çok az rahatsızlık veren bir tedavi yöntemidir.

Vücudun başka bölgelerinde (sırt, kalça) terlemenin artması %20-50 ile en sık görülen yan etkidir. Ancak hastaların çok azında (%2) önemli olur. Diğer yan etkiler %1 civarındadır. Göz kapağı düşüklüğü, akciğer zarları arasında hava birikmesi çok nadir görülebilir. Bu yöntemle, el terlemesinde: %98, koltuk altı terlemesinde: %80 üzerinde başarılı sonuç alınmaktadır.

Günümüzde; hiperhidrozis oranı beklenenden daha fazladır. Tamamen sosyal ve kozmetik problem olarak kabul edilmektedir ve kesin tedavisinin cerrahi olduğuna inanılmaktadır.

Doç. Dr. Hakkı ULUTAŞ